loading

ODTÜ’den mezun olduğumda en moda sektör bankacılık olduğu için rüzgara bende kapıldım. Genel müdürlük, şube ürün, müşteri, satış derken şube müdürüyken beslenemediğimi fark ettim. Reel sektör daha gerçek, daha dinamik geldi. Kredi verenken talep eden oldum. Üretim planlaması, yalın, tedarik, satış derken satın/alma birleşme, distribütörlük, perakende, yurtiçi yurtdışı sürekli geliştiğim, sürekli öğrendiğim ve değiştiğim bir
çalışma hayatının içinde buldum kendimi. Serbest düşüp kafa üzeri çakıldım zaman zaman, DİP’e ulaştığım zamanlar. Düştüm, kalktım, tırmanmaya başladım. Döngüm beni değiştirdi, geliştirdi, donanımımı arttırdı, deneyimimi tasarlamama, ustalaşmama olanak sağladı. Tüm bu yolculuğum boyunca koşulsuz, şartsız elimden tutanlar olduğu gibi mış gibi yapanlar da oldu. Duygularımı tanımayı
öğrendim. Mutsuzluğun da mutluluk gibi bir duygu olduğunu fark ettim. Teşekkür ettim. Şükrettim. Ve öğrendiklerimi paylaşmaya karar verdim. Hayatımız bir kere daha tepe taklak oldu bu kararla. Deneyim, Dijital Dönüşüm ve Aile Şirketleri ana odağım oldu. Eğitimler, seminerler, projeler, blog ve yazmakta olduğum kitap biriktirdiğim hikayelerle şekillendi.
kere daha tepe taklak oldu bu kararla. Deneyim, Dijital Dönüşüm ve Aile Şirketleri ana odağım oldu. Eğitimler, seminerler, projeler, blog ve yazmakta olduğum kitap
biriktirdiğim hikayelerle şekillendi. Okuduklarım, dinlediklerim, izlediklerim, yazdıklarım ve blogum benim oyun alanım. Dünyama hoş geldiniz... Gelecek bizim!