Tutku, Merak, Fikirler…

Tutku, merak, fikirler…

Tutku fikirleri, fikirler değişimi tetikler. Merak tutkunun ifade şekli. Meraklıysanız, rekabette bir adım ilerlediniz bile. Eğitim için yaptığım seyahatlerde gittiğim şehirlerde hayata karışmayı seviyorum. Etrafı gözleme, şehri soluma merakım beni gaza getiren. Böyle biran da keyifle ve merakla aldığım bir kitap ‘Sanatçı Gibi Düşün… ve daha yaratıcı, daha verimli bir hayata kavuş’. Will Gomperez yazarı. Okurken çok eğlendiğimi ve aydınlanma anları yaşadığımı özellikle belirtmek istiyorum. İstiyorum ki merak edin, edinin ve okuyun.

Tutku, merak, fikirler…

Sanat, bilim, iş dünyası nereye bakarsanız bakın, gelişimin, değişimin kutsal üçlüsü ‘tutku, merak, fikirler…’ Hayatın ifadesi aslında bu üçlü. Müşteri Deneyimi başlığına olan tutkum, merakımı sürekli diri tutuyor. Bu tazelik sürekli yeni fikirlerle kucaklaşmamı sağlıyor. Hal böyle olunca özellikle bir konuyla ilgilendikçe, ilgi çekici bir yolculuk başlıyor. Rengarenk, eğlenceli bir yolculuk. Romantik bir yolculuk bu. Sebebiyse insan odaklı olması.

Gomperez kitabında ‘aşçılar tadı artırmak için azaltır, sanatçılar netlik sağlamak için eler.’ yazıyor. Basitleştirirler diyor. Yine ekliyor; ‘Picasso bize yaratıcılığın eklemeler yapmakla ilgili olmadığını, eksiltmelerden doğduğunu gösterir. Fikirlerin bilenmeye, basitleştirilmeye ve odaklanmaya gereksinimleri vardır.’ Fikirler doğada özgürce koşuşturan kısraklar gibi, bir yöne doğru dolu dizgin koşarken anında yön değiştirebiliyorlar. Bu hızla başa çıkmayı, nerede dizginleri çekip, nerede bırakması gerektiğini keşfetmeli insan. Yakaladığında odaklanabilmeli, anlaşılır ve basit hale getirmeli, hikayeleştirmeli ve paylaşmalısınız.

Vahşi bir kısrağın önünü kesmek değil amaç, üzerine atlayıp nasıl uyum sağlayacağınızı bilmek. Bir olmak…

Gitmek istediğiniz yola vahşi bir kısrağın enerjisiyle çok daha hızlı ulaşabilirsiniz. İçinizdeki tutkuyu körükleyin, meraklanın, fikirler üretin ve değişim önderi olun. Bir kısrakla tek beden, bir olmayı öğrenmeden sürüyü hedeflemeyin. Büyük fikirler, basit adımlar.

Tutku, merak, fikirler…

Kitap, şiir, makale neler yazılır bu üçlü üzerine. Neler resmedilir. Neler üretilir. Düşünmeyi, fikir üretmeyi öğrenmemiz. Daha doğrusu hatırlamamız gerekiyor. Tekrar çocuk olmamız, girişimcilerimiz yüreklendirmemiz, desteklememiz lazım. Geleceği onlar tasarlıyor. Bizlerse devamlılık adına önlerini kesmeyi geleceğimizin garantisi olarak düşünüyoruz. İş hayatında da durum aynı. Fikirler önlerine çekilen setlerle kırılıyor. Teşvik edilmeyen fikirler zamanla sönmeye, sönen fikirler öğrenilmiş çaresizliğe ve sıradanlığa yol açıyor. Böylece sabah dokuz akşam altı ordularına sahip oluyoruz. Üretmeyen söyleneni yapan. Sonuç: gelişmek, değişmek yerine düzen bu düzen diyip suya sabuna dokunmayan insanlar.

Tutkuyu, merakı ve yeni fikirleri yüceltecek insan odaklı yapılar geleceği kurguluyorlar. Sistemlerimizi bu beceriye sahip insanları yalnızlaştıracak şekilde değil, özgürleştirecek ve değişim önderi olacakları şekilde kurgulamamız gerekiyor. Daha net ifade etmek gerekirse insan odaklı olmalıyız. İnsan odaklı olmayan yapılar ve kurumlar çökecekler. Başka alternatifleri ne yazık ki yok. Özellikle günümüzde ve gelecekte insanları kalıba sokmaya çalışan, birey olarak fark etmeyen, gelişim fırsatı sunmayan, başarıyı, tutkuyu, merakı ve değişimi ödüllendirmeyen yapılar kumdan kaleler. Birer birer rüzgarla havaya karışacaklar.

İnsana yol açın.

Destekleyin.

Yüceltin.

Şımartın.

Alkışlayın.

Astarını istemezler, tepenize de çıkmazlar merak etmeyin (çamaşır artık makinada yıkanıyor eskidenmiş astar istemeler tepeye çıkmalar)…

 

Etiketler:, , , , , ,

Geri Bildirim gönder...

ob@ykut

This information box about the author only appears if the author has biographical information. Otherwise there is not author box shown. Follow YOOtheme on Twitter or read the blog.

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için girişyapmalısın