İçerik etiketlendi: ‘design thinking’

Düşünmek ve Yaratıcılık

Düşünmek ve yaratıcılık, akıl ve duygu, beyin ve kalp ihtiyacımız olan muhteşem ikililer. Marvel kahramanlarından daha güçlü. Geleceğimiz için çok önemli ve kritik ikililer. Tüm sistemimizin düşünmeyi ve yaratıcılığı yıldızlaştıracak. Aklı ve kalbi beraber çalıştıracak ve yüceltecek şekilde şekillenmesi, baştan aşağıya yeniden tasarlanması gerekiyor. Günümüz dünyasında okullardan başlayarak yepyeni bir tasarıma, deneyim tasarımına ihtiyacımız var.

‘Geçmişi analiz edebiliriz, ama geleceği tasarlamamız gerekir.’ diyor De Bono (Düşün Çok Geç Olmadan kitabında). Bizim yetiştirilme tarzımız tamamıyla analiz odaklı. Geçmişten ders çıkartmak tabi ki gerekli ancak bu çıkarımları nerede kullandığımız çok daha kritik öneme sahip. Deneyim yaşamın tüm alanlarında önemli. Tam da bu nedenle devamlılık yerine sürdürülebilir gelişime, değişime ve deneyime odaklanmanın zamanının geldiğini düşünüyorum.

Devamını Oku Yorum Yok

Müşteri Deneyimi ve Z Kuşağı

Müşteri Deneyimi ve Z Kuşağı başlığına neden gerek duydum?

Ana neden, bir süre sonra müşterilerimizin, iç ve dış, tamamını bu kuşağın oluşturacak olması. Daha önce blogumda yazdığım ‘Büyüyünce Z Kuşağı Olacağım’ yazımda bu kuşağın şahane bir kuşak olduğuna değinmiştim. Bu makalemde ise ‘Müşteri Deneyimi ve Z Kuşağı’ arasındaki ilişkiye değineceğim.

Aslında müşteri deneyiminin temel unsurları ‘hız, kolaylık ve kişiselleştirme’. Şimdi çevrenizdeki Z Kuşağı temsilcilerini hatırlayın ve bu temel unsurlarla örtüşüp örtüşmediklerini düşünün. Bizim için bir zamanlar bilim kurgu olan her şey onların gerçeği. Çocukluğumu düşünüyorum da dayımın bir yurtdışı seyahatinden getirdiği radyo kumandalı arabamla sokağa çıktığım an, gökten bir UFO inseydi, ikimiz de aynı ilgiyi görürdük. Hatta ben daha fazla ilgi odağı olurdum oyuncağımla.

Devamını Oku Yorum Yok

Empati

Empati, yaratıcı dönüşümün (design thinking – tasarım odaklı düşünme) en kritik evresi. Empati’ye farklı bir açıdan bakmaya çalışacağım umarım doyurucu ve tatminkar olur sizler için. Morgan Freeman sebebini bilmeden saygı ve hayranlık duyduğum insanlardan. Hani görür görmez kanınız kaynar, güven ve hatta huzur duyarsınız ya yanında bazı insanların. Morgan Freeman’ın bendeki etkisi de tam olarak bu. Huzur. Tanımadan varlığına şükrediyorum. Netflix’de bir serisi var ‘The Story of God – İnancın Hikayesi’ izlemenizi öneririm. Doyurucu ve keyifli bir dizi. Bir bölümünde meditasyonun beyin üzerindeki etkisini görmek üzere yapılan bir çalışmaya katılıyor ve meditasyon anında ön lobda meydana gelen değişiklikler gözlemleniyor.

Meditasyon yapıyor musunuz? Bilmiyorum. Yapanlar vardır. Benim yöntemim en basit olanı sanırım. Nefesimin peşine düşüyorum.

Devamını Oku Yorum Yok

Desıgn Thınkıng – Yaratıcı Dönüşüm

Design Thinking – Yaratıcı Dönüşüm. Design Thinking’e benim uygun gördüğüm Türkçe karşılık ‘Yaratıcı Dönüşüm’. Tasarım Odaklı Düşünme ise rastlayacağınız karşılığı. Ben Yaratıcı Dönüşüm’ün benim çalışma yöntemimle daha çok örtüştüğünü düşünüyorum. Bu nedenle benim yaratım ve tasarım sürecimle uyuştuğu için Yaratıcı Dönüşüm’ü kullanıyorum.

Maddi ihtiyaçların köpürtüldüğü kitlesel üretim, kitlesel tüketimin ön planda olduğu bir çağın sonu geliyor. Ve analitik düşünmeye programlanmış bizler, empati, iletişim, ilişki gibi kavramları yeniden sorgular olduk. Mutluluk endeksleri oluşturulmaya başlandı. Ve anlamaya başladık ki bükülen kaşık değil.

Şimdi gelelim konumuza. Yaratıcı Dönüşüm: Nedir? Nasıl dönüşülür? Hapı yok mu? Yatsak kalksak olmaz mı? Başlangıç olarak bir doz ‘Kafka – Dönüşüm’, iki çay kaşığı ‘Ölü Ozanlar Derneği’, yarım fincan Beat Kuşağı öncülerinden ‘Kerouac – Zen Kaçıkları’, biraz ‘Lucy’ az ‘Matrix’. Sonrası yokuş aşağı. Düşünmeyin sadece dans edin, Kerouac’ın yazdığı şekliyle.

Devamını Oku Yorum Yok