Jargon

jargonTürk Dil Kurumunun sözlüğünde ‘jargon’ kelimesi için ‘Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı’ terminolojinin kökü ‘termin’ sözcüğü için ise ‘Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime’ tanımı yapılıyor.

Her iki tanımlama da benim ilgimi bir kelime çekti ya sizin? Bir daha gözden geçirin isterseniz benim ilgimi çeken kelime ‘özel’; ‘özel dil’ ‘özel kavram’. Yakın zamanda doktora gideniniz oldu mu bilmiyorum ama ben gittim kolumdaki bir uyuşma sonrası kolumu kullanamamaya başlayınca koşturdum hastaneye.

Ortopediste göründüm, nöroloğa göründüm ve sonuç olarak doktorun anlattıklarından tek kelime anlamamış ve Kiril alfabesinin harflerinin bir araya gelmesinden oluşan bir reçete ile kendimi eczacının karşısında buldum. Bir doktorla benzer tecrübe yaşamamış olan kaç kişi tanıyorsunuz?

Müşterilerimizin durumu da aynı bizi aradıklarında veya ofisimize geldiklerinde basit ifadelerle sorularının yanıtlarını arıyorlar. Amerika’da en çok satan kitaplar listesinde neden hep yumuşatılmış çevirisiyle ‘Bilmeyenler için ….’ diye başlayan kitapların geldiğini biliyor musunuz? İnsanlar mesleki terminoloji içinde kayboldukları ve onlara yol gösterici kitaplara ihtiyaç duydukları için. Çok fazla mesleki terminoloji kullanmak karşıdakini etkilemeyi hedeflerken geri tepebilir.

Ve bu geri tepmenin temelde üç nedeni vardır:

Birincisi konuştuğunuz herkes ne hakkında konuştuğunuzu bilmeyebilir.

İkincisi yapmacık olarak algılanabilirsiniz.

Üçüncüsü dinleyen kişi kendisini bilgisiz ve budala hissedebilir.

Tam da bu nedenlerle İngiltere’de Financial Conduct Authority (Finansal Yönetim Kurulu) bankaların jargon kullanımını kısıtlamalarını ve müşterilerine basit ve anlaşılır bir dille ulaşmalarını talep etti. Bankaları minik harflerle yazılmış terminoloji yüklü sözleşmeler yerine daha basit ve anlaşılır sözleşmeler hazırlamaları konusunda uyardı.

Bizlerin müşterilerimizin bilgi seviyelerini yükselterek onları kullandıkları ürün konusunda bilgilendirme ve eğitme misyonumuz da var.

Peki bunu terminoloji kullanmadan nasıl yapacağız?

Açıklayarak. Terminoloji kullanmamız gerektiğinde kullandığımız terimi evimizde babamıza, eşimize, çocuğumuza veya arkadaşımıza açıklar gibi anlatacağız. Tane tane ve anlaşılır şekilde. Böylelikle hem müşterimizin gözünde değerimiz artacak hem de müşterimiz kendisini özel ve değerli hissedecek.

Anlatmanın haricinde kullanabileceğimiz basit birkaç yöntem daha var bunlardan bir tanesi ikame kelimeler kullanmak. Günlük iş hayatınızda müşterilerinizin soruları karşısında en çok kullandığınız mesleki kelimeleri belirleyin ve bunları karşılayabilecek günlük konuşma dilinden kelimeler seçin. Kısaltmaları mutlaka açık ifadeleri ile tanımlayın ve müşterinizin anladığından emin olun. Karmaşık terimlerle dolu konuşmalarda dinleyiciler aptal durumuna düşmemek için anlamamış olsalar bile anlamış gibi yapabilirler. Denemesi bedava uzun ve jargon yüklü cümleler kurun ve ‘sorusu olan var mı?’ ‘anlaşılmayan bir şey var mı?’ sorularını sorun.

Sonuç?

Müşteri memnuniyetsizliği, hatta müşteri kaybı. Siz bilginizle şişinirken. Müşteriniz sizi çoktan ukala ve kendini beğenmiş olarak tanımlamış ve şirketinizle ilişkisini sonlandırmıştır bile. Sizse konuyu bu kadar net anlatmışken müşterinizin neden böyle davrandığını anlamaya çalışırken bir yandan da hedefinizi tutturmak için yeni müşteri bulmanın telaşına düşersiniz.

E-posta ile müşterinize bir metin göndermeniz gerekiyorsa yazdığınız konu hakkında hiç bir fikri olmayan bir arkadaşınızdan destek alabilirsiniz. E-postanızı okutun bakalım ne kadarını anlayabiliyor. Arkadaşınızdan gelecek geri bildirime göre metninizi yeniden düzenleyin ve öyle gönderin.

Unutmayın, telefonun diğer ucundakiler veya müşteri koltuğunda oturanlar aynı işi yaptığınız ve aynı teknik dili konuştuğunuz iş arkadaşlarınız değil. Sizin ağır jargon yüklü cümlelerinizi anlayabilmelerini beklemeyin. Anlamazlar!

Hepimizin çok iyi bildiği bir söylem vardır; ne kadar bildiğin değil ne kadar anlatabildiğin… diye devam eden. Okul yıllarınızı düşünün bazı öğretmenlerin anlattıklarını ağzınız bir karış açık heyecanla dinlerken diğerinde arkadaşınızın kafasına silgi parçaları atarak ara olsun diye dua etmez miydiniz? Öğretmenlerden hangisi daha bilgiliydi?

Kütüphanelere giren çok satan yönetim kitaplarını bir karıştırın en çok geçen kelimelerden birisi ‘basit’tir. Basit ve anlaşılır. Uzun cümle kurmaya çalışmak konuyu ne kadar iyi bildiğinizi altını çizmez sadece cümlenin ortasında başını unuttuğunuz için kafanızı karıştırır. Sizin kafanız karışmışken varın karşınızdakinin kafasını siz düşünün. Bilmediğiniz bir konuda yardıma ve açıklamaya muhtaçken karşınızda üst perdeden ahkam kesen birisini bulduğunuzda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? İyi, güzel de siz niye aynı durumdaki birisiyle karşılaştığınızda ‘düştün elime seni jargonumla döverim’ kimliğine bürünüyorsunuz. Bilginizi ne kadar basit ve anlaşılır kelime ve cümlelerle anlatabilirseniz, müşterinizin, öğrencinizin, çocuğunuzun, arkadaşınızın gözünde o kadar yücelersiniz.

Basit güzeldir. Anlaşılırdır. Ve öğrenilebilirdir.

Karikatür: D.Fletcher for CloudTweaks.com… Karikatür metin: Yeni jargona ihtiyacımız var insanlar ne söylediğimizi anlamaya başladılar…

Etiketler:, , , , , , ,

Geri Bildirim gönder...

ob@ykut

This information box about the author only appears if the author has biographical information. Otherwise there is not author box shown. Follow YOOtheme on Twitter or read the blog.

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için girişyapmalısın