İkinci ve Üçüncü Kuşak Yönetimde

blog_gorsel.001İkinci ve Üçüncü Kuşak yönetimde: Bu hafta Ege İhracatçılar Birlikleri’nin Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu toplantısına katılma şansına sahip oldum. Öncelikle yönetim kurulunda yer alan çoğunluk aile şirketlerinin İkinci ve Üçüncü Kuşak tarafından yönetiliyor olduğunu öğrenmek beni çok sevindirdi ve ülkemizin geleceğine dair umutlandırdı. Her 100 şirketten üç en çok dört tanesinin üçüncü kuşaklara aktarılabildiği günümüzde sevinmemin nedenini anlamışsınızdır sanırım.

Girişimcilik hayranlık duyduğum bir beceri. Bir fırsatı görebilmek. Ve o fırsatı değerlendirmek için harekete geçmek.

Taktir edilmesi gereken bir özellik. Bu fırsatı görüp değerlendirebilen girişimciler yola çıktıklarında yanlarında olan maceralarına ortak olan insanlarla ilerlerler. Yol arkadaşları sadık, saygılı, işe erken gelen, hayatını işe adayan insanlardır. Dolayısıyla, girişimcinin performans kriterlerini de bu özellikler oluşturur. Emektar yol arkadaşları patronun göz bebeğidir. Hep yanındadır. Kurumsallaşma başladığında sıkıntılar da başlar. Beyaz yaka yöneticileri şimdilik yazıya dahil etmeden, patronun çocuklarına değinmek istiyorum. Şirkette görev alma yaşına gelen çocuklara. Hani emektarla patron dişini tırnağına takmış çalışırken ortalıkta koşup duran o minik veletler. Büyüdüler artık. Okudular. Varlık gördüler. Siz çektiniz onlar çekmediler. İkinci ve Üçüncü Kuşak olarak şirkette bir odaları, kalabalık ünvanları oldu ama sizin gözünüzde çocuk olmanın ötesine geçemediler. Sadece sizin gözünüzde mi? Emektarların gözünde de hala çocuklar, yöneticiliğe, ortaklığa, patronluğa geçemediler.

Bir öneriyle geldiler. Çocuk muamelesi gördüler. Bir daha denediler. Yine aynı tepki. Siz ve emektarlarınızın barajını geçip bir adım ilerleyemediler. Haberiniz olsun İkinci ve Üçüncü Kuşak aile üyeleri küstüler. Ya da küsmek üzereler. Benzer örnekleri gördüğüm şirketlerde belirli yaşa gelip iyi eğitim almış çocuklar özellikle sağ kol olan güncel dünyaya uyum sağlamakta sıkıntı yaşayan sağ kollarla hep bir çatışma içindelerdi. Bu çatışmalardan en tehlikeli olanı sağ kolun konumunu kullanarak şirket kaynaklarını kendi çıkarına kullandığı durumlar. Çocuklar bu durumu fark ettiklerinde kılıçlarını çekiyorlar. Fırsat kolluyorlar ve hafiyelik yapmaya başlıyorlar. Olan ise ilişkilere oluyor. Siz vefasızlık etmek istemiyorsunuz, emektar size sığınıyor, çocuğunuz artık aktif rol almak istiyor. Şimdi sahneye bir de beyaz yakaları ekleyelim. Hani şu bilgisayarda harikalar yaratan, rakamlarla oynamayı raporlar üretmeyi sevenler. Emektarların bir işe yaramadıkları konusunda sizi sürekli doldurdukları beyaz yakalar.

Sahne şahane karmakarışık her şey. Kurumsallaştım demek adına bordroya aldığınız ve yüksek maaşlar ödediğiniz beyaz yakalarla fonksiyonlarının %90’ını kullanmadığınız diz üstü bilgisayarınız arasında hiç bir fark yok. Dostlar alışverişte görsün, var mı var!

Telefonu yazdırıp saatlerce başında oturup beklediğiniz zamanları hatırlıyor musunuz? İlk ihracat yaptığınız zamanlardaki haberleşme, para ödeme maceralarınıza hiç girmiyorum bile. Şimdi telefonunuz attığınız adımları sayıyor, fotoğraf çekiyor, görüntülü konuşturuyor ki karlı siyah beyaz tek kanal döneminin haniymiş benim kuzucuklarım programlarının hatırası hala zihninizde taptaze. Masanınız vaz geçilmez aksesuarı koca hesap makinasının yerini bile cep telefonu aldı. Beyaz yakaların, yeni kuşakların da görev alma zamanı gelmedi mi?

Sizden sonra gözbebeğiniz gibi baktığınız şirketinizi emanet edebileceğiniz yeni kuşaklara güvenin, eğitin, yol gösterin.

Yeni şirket kuracak girişimciler iş hayatınızın merkezine stratejiyi alın. Günlük işlerle boğulduğunuzun arkasına saklanmayın ve geleceği planlayın. Ailenizle uzlaşın, adına ister ‘aile anayasası’ ister ‘mutabakat metni’, ‘kullanma kılavuzu’ ne isterseniz, nasıl rahat hissedecekseniz o adı koyun. Yazın. Tarihçenizle başlayın. Bugüne kadar belirli bir geçmişi olup hayatının bir yerinde aile içi çatışma yaşamamış bir Aile Şirketine rastlamadığımı söyleyebilirim. Ki mi çok kanlı olmuş, kimilerinde baskın karakter çatışmayı önlediğini düşünmüş pusuda beklemeye geçen karşıtlarını fark etmemişler. Bu yaşanmışlıkları halı altına süpürmeyin. Yazın. Kulaklara küpe olsun. Aile Konseyi kurulmasına öncülük edin. Kurun ve aileden olan herkesi işten haberdar edin. Kıskanmasınlar, meraktan çatlamasınlar bilgilensinler, ilgilensinler.

Kimler şirkette görev alabilir? Yazın.

Kim ne kadar yönetebilir? Yazın.

Yeni kuşaklar ne olacak? Yazın.

Aileden şirkette görev almayanların hakları? Yazın.

Sosyal sorumlu olun, gelin Aile Şirketlerimizi yaşatalım.

Aile Şirketleri odaklı diğer makalelerim için tıklayınız…

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

Geri Bildirim gönder...

ob@ykut

This information box about the author only appears if the author has biographical information. Otherwise there is not author box shown. Follow YOOtheme on Twitter or read the blog.

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için girişyapmalısın