Çok Okuyan, Çok Gezen ve Çok Dinleyen

Hangisi sizce?

Benim en sevdiğim rakam üç. Ve hayatta üçlemelerin önemine ve etkisine inanırım o nedenle benim yanıtım: Çok okuyan, çok gezen ve çok dinleyen.

Okumak, gezmek ve farklı insanların deneyimlerine kulak vermek sürekli değişimin ve gelişim anahtarı. Bu kişisel gelişim için de aynı yaşayan şirketler için de. Ortalama insan ömrünün her yıl gelişen tıp bilimi ile ötelendiği yeryüzünde şirketlerin hayatları insan ömrü ile kıyaslandığında mağara devri ortalamasına sahip. Fortune 500 şirketlerinde bile ortalama ömür 40 ila 50 yıl arasında değişiyor. Şirketlerin sadece %30’u ikinci kuşağa geçmeyi başarabiliyor. Aslında hayatın her alanında olduğu gibi şirketlerde de basit matematik kuralları geçerli.

Bir girişimcinin 20’li 30’lu yaşlarında bulduğu parlak fikri iş modeline çevirdiğini ve aile eş dosttan sağladığı ilk finansmanla kurduğunu düşünelim bu yaşlar aile kurmak için de ideal yaşlar aynı zamanda. Sonrasında gecesini gündüzüne katarak şirketini büyütmeye böylece ailesinin yeni bireyleri olan çocuklarına bir gelecek bırakmaya adar hayatını. Yıllar geçer çocuklar büyür tahminen 20 yıl sonra eğer şanslıysa, çünkü en gelişmiş ekonomilerden olan ABD’de bile kurulan aile şirketlerinin %40’ının ilk beş yılda öldüğüne dair istatistikler var, çocuklar yetişip şirket içinde görev almaya başladıklarında kuşak çatışması da başlıyor.

Aile içi iletişim birebir şirkete taşınıyor 2. kuşak iş hayatından anlamayan yeni yetme rolüne kurucu da geri kafalı baba rolüne bürünüyor. Kurucular hele bir de başarılı olurlarsa çevrelerine gelişmelere kulaklarını da tıkamaya başlıyorlar. Ne yaparlarsa en doğrusunu yapacaklarına olan inançları şirketin tarihçesiyle perçinlendi bir kere aksi ne mümkün!

Hiç ölmeyecek gibi çalışmaya B planı olmadan yaşamaya devam ediyorlar. Büyüyen organizmadaki fonksiyonları profesyonellere emanet edemiyorlar ya da edermiş gibi yapıp günlük işleyişle ilgili kararları da vermeye devam ediyorlar. Sonuç ne oluyor? Şirketleri kendileri ile sonlanıyor.

Oysa değişime, gelişime kulak tıkamayan. Çok gezen, çok okuyan, çok dinleyip satır aralarındaki ipuçlarını toplayabilen ve değişebilen aile şirketleri kuşaklar boyu hayatta kalabiliyorlar. Kurumsallaşma ile profesyonelleşme arasında farkı kavrayıp kendi yogurt yiyişlerini kurum kültürüne çevirip yayılımını sağlayabilenler. Şirketin direksiyonunu yeni kuşaklara bıraktıklarında da şirket aynı doğrultuda gitmeye devam edebiliyor. Profesyonellerle aile bireyleri ortak amaç doğrultusunda şirketi sağlıklı büyütmeye devam edebiliyorlar.

Yüksek finansman maliyetlerine katlanıp maceracı büyüme yerine kendi içlerinde kavrularak şirketlerini sağlıklı büyütebiliyorlar. Böylece sermaye yapısı güçlü sektöründe söz sahibi yaşayan şirketler kitaplardaki ve derslerdeki örnekler olarak yerlerini alıyorlar.

Okumak, gezmek ve dinlemek…

Çok okuyan, çok gezen ve çok dinleyen…

Etkin yapıldığında öğrenmeyi, içselleştirmeyi ve değişimi kaçınılmaz kılan üç eylem. Oysa genel yaklaşım gezermiş gibi yapıp gördüklerimizle beslenmemek, okurmuş gibi yapıp ders çıkarabileceğimiz satır aralarını atlamak, dinlermiş gibi yapıp kulaklarımıza transit yol işlevi gördürmek. Hal böyle olunca da değişmeden gelişmeden değişen ve gelişen dünyada başarılı olmayı umut etmek. Ve tabi ki başarısızlığın sorumluluğunu almadan ve hep suçu başkalarında arayarak. Dünyamızda teknolojinin gelişim hızı akıl almaz boyutlara ulaşmışken, verinin bilgiye dönüşümü ve bilgiye ulaşmak bu kadar kolaylaşmışken değişimin hızı da her geçen saniye katlanarak artıyor. Ve değişen koşulların olduğu bir ortamda aynı eylemi sürdürerek aynı başarılı sonuçları almaya devam etmeyi ummak en yumuşatılmış tabiriyle iyimserlikten öteye ne yazık ki geçemez.

Hayal edebileceği en uzak nokta bir mağara ötesi olan ve dünyayı o kadar sanan insan bugün Mars’ta su arıyor.

Direnmeyin, değişin. Değişin ki tarihin acımasızca yok ettikleri arasında yerinizi almayın. Ve gelecek kuşaklarınıza bir güvenilir bir gelecek, gurur duydukları bir şirket bırakın.

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

Geri Bildirim gönder...

ob@ykut

This information box about the author only appears if the author has biographical information. Otherwise there is not author box shown. Follow YOOtheme on Twitter or read the blog.

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için girişyapmalısın