Jargon

jargonTürk Dil Kurumunun sözlüğünde ‘jargon’ kelimesi için ‘Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı’ terminolojinin kökü ‘termin’ sözcüğü için ise ‘Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime’ tanımı yapılıyor.

Her iki tanımlama da benim ilgimi bir kelime çekti ya sizin? Bir daha gözden geçirin isterseniz benim ilgimi çeken kelime ‘özel’; ‘özel dil’ ‘özel kavram’. Yakın zamanda doktora gideniniz oldu mu bilmiyorum ama ben gittim kolumdaki bir uyuşma sonrası kolumu kullanamamaya başlayınca koşturdum hastaneye.

Devamını Oku Yorum Yok

Babalar Kurar, Çocuklar Yer, Torunlar Batırır

babalar kurar çocuklar yer torunlar batırır sunumBabalar kurar, çocuklar yer, torunlar batırır. Yaşayan şirketler ve Aile Şirketleri sunumlarımda olmazsa olmaz slaytlarımdan birisi. Yeryüzündeki ortalama şirket yaşlarını bir araştırırsanız doğruluğunu göreceksiniz. İşin ilginci İspanya’da Brezilya’da ve daha bir çok ülkede batırmak yerine farklı kelimeler kullanılarak aynı cümle söyleniyor. Kuşak çatışmasının en yoğun yaşandığı ve en hazin sonuçlar doğurduğu yerler şirketler. İnsan ömrünün 80’li yaşlara dayandığı günümüzde şirketlerin 20’li yaşlarında ölüyor olmaları da insanoğlunun bence en büyük ayıplarından. Peki birey olarak uzun yıllar yaşayabilmeyi başaran bizler şirketlerimizi neden yaşatamıyoruz.

Devamını Oku Yorum Yok

İletişim

Trenler çıktı sahneye önce buharlılardı lokomotifte kürekçiler yol boyu kömür basıyorlardı doymak bilmez kazanına. O yol aldıkça demir ağlar yayıldı dünyaya. Otomobiller coştu sonra kaç oktanla başladık bilmiyorum, ama bol kokulu konsantre çamaşır deterjanları gibi bol oktanlı katkılı yeşil benzinler çıktı pazara.

İletişim. İlişkiler. Tüm bunlardan onlarca yıl önce girdi Dünya’nın dağarcığına. Bir elma. Bir ısırık. İşte tüm bu karmakarışık ilişkiler manzumesinin sorumlusu. Sadece tek bir elmanın bütün yönetim kitaplarından kişisel, örgütsel vs. vs. gelişim kitaplarına konu olan ilişkilerin sorumlusu olması yüzde bir gülümseme sebebi en azı.

Devamını Oku Yorum Yok

Çok Okuyan, Çok Gezen ve Çok Dinleyen

Hangisi sizce?

Benim en sevdiğim rakam üç. Ve hayatta üçlemelerin önemine ve etkisine inanırım o nedenle benim yanıtım: Çok okuyan, çok gezen ve çok dinleyen.

Okumak, gezmek ve farklı insanların deneyimlerine kulak vermek sürekli değişimin ve gelişim anahtarı. Bu kişisel gelişim için de aynı yaşayan şirketler için de. Ortalama insan ömrünün her yıl gelişen tıp bilimi ile ötelendiği yeryüzünde şirketlerin hayatları insan ömrü ile kıyaslandığında mağara devri ortalamasına sahip. Fortune 500 şirketlerinde bile ortalama ömür 40 ila 50 yıl arasında değişiyor. Şirketlerin sadece %30’u ikinci kuşağa geçmeyi başarabiliyor. Aslında hayatın her alanında olduğu gibi şirketlerde de basit matematik kuralları geçerli.

Devamını Oku Yorum Yok

Gülümseyerek Satış

Başlığı okuyan herkesin kafasının yanındaki zinciri çekti ve masa lambaları yandı. ‘Gülümseyerek Satış’… Bu isimle bir kitap yazmalı. Kitabın giriş cümlesi bile hazır;

‘Her insan hayata satışçı olarak başlar zamanla bu yeteneğimiz çevre etkisiyle körelir. Bir bebek düşünün aklı fikri balonda. Sizce bir baloncu gördüğünde o balonun alınmaması gibi bir olasılık söz konusu mu? Asla. Balon alınır. Balon alma fikrini ebeveynleri satmıştır henüz konuşma bilmezken…’ diye başlayıp; satışa hazırlık, müşterini tanı, müşteri fayda satın alır, satış kapama bölümleriyle donatıp yaklaşık yüz yetmiş üç sayfada işi satışı kapatırım. Sizler kitabı almış ve okumuş olursunuz. Benim satışım kapanmıştır. Size rastgele!

Devamını Oku Yorum Yok