Büyüyünce Z Kuşağı Olacağım

Z Kuşağı

westwerk.com sitesinden alınmıştır.

Nerede o eski bayramlar? Gerçekten neredeler? Gören, duyan, haber alan var mı? Yoksa dünya mı değişiyor? Hatta çok hızlı mı değişiyor? Ya teknoloji? Hele şu teknolojiye doğan Z Kuşağı yok mu? Hiç bir şeye sabırları yok. Hemen sıkılıyorlar. Asosyaller, asosyal! Sizi bilmem ama ben büyüyünce Z Kuşağı olacağım. Kararım kesin. Onun için bir şekilde Z Kuşağını eğitimlerin, blog yazılarımın, konuşmalarımın içerisine dahil etmeye çabalıyorum. Dünya değişiyor, çok hızlı değişiyor, ben yazarken, siz okurken biraz daha değişti.

Bugünün bir günü yüzyıl öncesinin bir yılı.

Haliyle birçok kavram, alışkanlıklarımız, iş yapış şeklimiz değişiyor. Z’ye kadar olan diğer kuşaklar, yani bizler farklıyız değil mi? Çok farklıyız hem de temel farkımız ise büyüğümüz olanlar, ister ebeveyn ister hiyerarşik olarak, bir konuda diretirlerse bizler kabul ederek büyüdük. Onların doğrusu bizim doğrumuz oldu çoğu zaman. Düşünüyorum da kaybolmaya başlayan kelimeler arasında amca/teyze var. Farkında mısınız? Bizim için ebeveynlerimizin erkek arkadaşları amca, kadın arkadaşları teyzeydi. Peki ya şimdi arkadaşlarımın çocukları için ben ‘Özgürüm’ bazen ‘Özgürcüm’üm. Bak sen şu velete 45’ini devirmiş bana Özgürcüm diyor. Arkadaşımda ağzının ortasına şamarı vurmuyor. Olacak iş değil. Ben büyürken, dedemin arkadaşlarından birisine ‘Ahmetcim naber? Epeydir görüşemedik beni ihmal ediyorsun.’ şeklinde bir cümle kursaydım, sonum ne olurdu acaba?

Bu kuşak çok farklı. Ben bayılıyorum bu kuşağa. Herşeyden önce teknolojinin içine doğdular. Bizim gerçeğimiz kuka dizmece, kafa karış, başaltıydı. Onların gerçeği bambaşka. Ve uyum sağlaması gerekenler onlar değil, bizleriz. En önemli değişiklik de işte tam bu noktada oldu. Z öncesi kuşaklar bir önceki kuşağa uyum sağlamak zorundaydı, hayatta kalmanın, işte yükselebilmenin ve daha birçok şeyin ön koşuluydu bu. Şimdi oyun değişti.

Uyum sağlanması gereken kuşak Z kuşağı. Ya adapte olacağız ya da yok olacağız.

Homo Sapiens’in sonu geliyor. Yeni bir tür sahnede. Ve sahneyi her geçen gün ele geçiriyor.

Eğitimlerin bir yerinde konu ister istemez Z Kuşağına dönüyor ve herkesin ilgi odağı oluyor. İster Liderlik, ister iletişim, ister müşteri deneyimi konuşuyor olalım, bir yerinde oyuna dahil oluyor Z Kuşağı. Bir fabrikada eğitim sırasında üst düzey yöneticilerden birisi oğluyla geçen diyaloğu aktardı. Eve güle oynaya gelmiş yöneticimiz, arabasını değiştirecek olmanın tatlı heyecanıyla. Daha büyük, gösterişli bir araba. Oğluna koşturmuş bir heves.

‘Oğlum, arabayı değiştirmeye karar verdim. Ne dersin? Ne marka alalım?’

‘Bu araba neyimize yetmiyor baba. Boşuna masraf, ne gerek var.’ olmuş aldığı yanıt.

Evdeki araba değişiyor yahu, bundan büyük ne olay olabilir. Ne büyük olaydı araba sahibi olmak bizim zamanımızda. İhtiyaç olmanın ötesinde Maslow’da tırmanılan bir basamaktı. Kendimizi gerçekleştirmenin bir adımıydı. Daha büyük ev, araba. Z Kuşağı için? Anlamsız. Ehliyet almak istemeyen ehliyet alabilecek yaşa gelmiş en fazla insanın yaşadığı çağdayız. Ne araba, ne ehliyet, varsa cepte elektronik bilet metro, otobüs yeter bu kuşağa. Hal böyle olunca Z Kuşağıyla iletişim kurmanın en garantili yolu yetişkin yetişkin iletişebilmek. İnsan yerine koymak ve o şekilde davranmak. Unutmayın insan yerine koymazsanız, koyulmayacaksınız, ve size arkasını dönüp gidecek.

Geleneksel yollarla yetişmiş yöneticiler en çok iş size düşüyor. Acil Z Kuşağını anlamaya, onlarla uyum sağlamaya çalışın. Yoksa, yanınızda çalışacak kimseyi bulamayacaksınız. Bir firma ile görüşürken verdikleri istatistik beni ürküttü. Eski çalışanlarda turnover tabir edilen oran sıfıra yakınken, işe başlayan yeni kuşaklarda %40. İstediğini bulamayan çekip gidiyor. Bekleyen çorbayı kaynatır söylemi artık önemini ve işlevselliğini yitiriyor.

Hangi sektörde olursak olalım tek işimiz var o da İNSAN.

Hem çalışanlar hem de müşterilerimiz İNSAN. Ve onlar için eğlenceli, basit, kişiselleştirilmiş ve hızlı ilerleyebilecekleri bir deneyim tasarlamazsak ne müşterimiz kalacak ne de çalışanımız.

Deneyimin temel unsurları olan ‘hız, kolaylık ve kişiselleştirme’yi tüm süreçlerinizin orta yerine oturtun. Ve her ne yapıyorsanız yapın; deneyim odaklı olun. Ne istediklerini sorun? Mış gibi değil ama. Aldığınız yanıtlara göre adım atın.

Unutmayın eşsiz çalışan deneyimi olmadan eşsiz müşteri deneyimi olmaz.

Kendinize yol gösterecek bir üstad arıyorsanız Z Kuşağından olsun, yolu göstersin. Siz değişin. Değişmezseniz çok fazla zamanınız kalmadı, bence emeklilik planlarınızı hızlandırın.

Önemli hatırlatma, Z Kuşağı cinsiyet bağımsız muhteşem bir kuşak. Kadın, erkek ayrımı yok onlarda. İnsan var, canlılar var, çevre var.

İyi ki geldiler…

Ben kararımı verdim büyüyünce Z Kuşağı olacağım.

Etiketler:, , , , , , , , , ,

Geri Bildirim gönder...

ob@ykut

This information box about the author only appears if the author has biographical information. Otherwise there is not author box shown. Follow YOOtheme on Twitter or read the blog.

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için girişyapmalısın